Stockholm`de Eşcinsel Yürüyüşüne 50 Bin Kişi Katıldı

İsveç’in Başkenti Stockholm’de bu yıl düzenlenen “Gay Pride” yürüyüşüne 50 bin eşcinsel katıldı. Çalışma Bakanı Ylva Johansson’ın kortejin başında bulunduğu yürüyüş, 100 bin kişi tarafından izlendi.

ABD BAYRAĞI ALTINA GÖKKUŞAĞI BAYRAĞI ASTI

Stockholm Belediyesi, Hilton teli, ünlü ABBA müzik grubunun sahibi olduğu Rival oteli ve İşçi Bulma Kurumu sponsorluğunda gerçekleşen Gay Pride etkinliklerin ardından yürüyüş düzenlendi. Destek veren Büyükelçiliklerden ABD Büyükelciliği de elçilik kapısına ABD bayrağı altına gökkuşağı bayrağı astı.

BÜYÜK BİNALARA EŞCİNSEL BAYRAĞI ASTILAR

Eşcinseller Haftası’ndan dolayı Stockholm şehrinin büyük binalarına eşcinsellerin simgesi olan gökkuşağı bayrağı asıldı. Ayrıca şehirde çalışan bütün belediye otobüslerine bir hafta boyunca gökkuşağı bayrağı takıldı.

YÜRÜYÜŞE KATILANLARIN BAZILARININ ÇOCUĞU VARDI

Öte yandan yürüyüşe ellerinde bayraklarıyla katılanların bazılarının çocuklu olduğu dikkati çekerken yürüyüş boyunca müzik ve dans gösterileri yapıldı. Yürüyüşe çeşitli siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve eşcinsel polisler de katıldı.

LGBT Onur Haftası`na Apple`den “LGBT Pride” Jesti-LGBT Onur Haftası Tarihçesi-LGBT Onur Yürüyüşü

LGBT onur haftası kapsamında App Store da “LGBT Pride” adında bir kategori oluşturarak bu büyük kitleye destek verdi.

Açılımı travesti, lezbiyen, gay, biseksüel ve transeksüel olan LGBT, farklı cinsel tercihleri olan insanların haklarını savunması için kurulan bir sosyal dayanışma topluluğu. Onur Yürüyüşü, her yıl Haziran ayının sonlarında Dünya genelinde kutlanan ve Stonewall ayaklanmasının yıl dönümünde gerçekleştiriliyor.LGBT bireyler ve LGBT bireylere destek veren kişilerin katılımıyla gerçekleşen bir dizi etkinlikler ve törenler yapılıyor.

Apple da bu haftayı unutmadı ve bunun için App Store’da “LGBT Pride” adında bir kategori oluşturarak konuyla ilgili içerikleri bu alanda yayınladı. Apple gibi büyük şirketlerin bu gibi haftaları anması oldukça olumlu yorumalarla karşılanıyor.

LGBT ONUR HAFTASI TARİHÇESİ

Onur Yürüyüşü, her yıl Haziran ayının sonlarında Dünya genelinde kutlanan ve Stonewall ayaklanmasının yıl dönümünde gerçekleştirilen, LGBT bireyler ve LGBT bireylere destek veren kişilerin katılımıyla gerçekleşen bir dizi etkinlikler ve törenler bütünüdür. LGBT topluluğunda onur yürüyüşü veya gey onur yürüyüşü gibi isimlerle de bilinir. Bir dizi etkinliklerin ve geçiş törenlerinin gerçekleştirildiği etkinlikler Stonewall ayaklanmaları anısına gerçekleştirilmektedir.

1969 yılında Stonewall Inn adlı barda baskı, şiddet ve ayrımcılığa dayanamayan eşcinseller ayaklanmış, kendileri üzerinde baskı kuran polisi bara hapsetmiş ve 4 gün boyunca sokaklarda çatışılmış, eylemler yapılmıştır. LGBT mücadelenin dönüm noktalarından biri olan gün dünyanın her yerinde onur haftası, gey onur, LGBT onur ve onur yürüyüşü gibi adlarla kutlanır. Burada kastedilen onur, kişinin kendi oluşunun onurudur, kendi varoluşundan utanmayışının yansımasıdır.

Türkiye’de Onur Haftası 1993′te[1] ilk defa “Cinsel Özgürlük Haftası” adı ile[1] kutlanmak istenmiş, ancak dönemin İstanbul valiliğinin izin vermemesi ve yurtdışı konuklarını sınırdışı etmesi sonucu etkinlikler o yıl gerçekleştirilememiştir. Yurtdışından gelen konukların sınırdışı edilmesi ve gelişen olaylar sonucunda LGBT hakları için Lambdaistanbul ve Kaos GL’nin temelleri atılmıştır.

Bir hafta boyunca çeşitli LGBT ile ilgili paneller, film gösterimleri, tiyatrolar, konserleri ve partiler gibi bir dizi etkinliklerin gerçekleştiği bu haftaya Türkiye ve diğer ülkelerden insanlar katılmaktadır. Birçok araştırmacı, yazar, politikacı ve sanatçının yer aldığı paneller 2007 yılında Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilmiştir.

Ülkelerine Göre Onur Yürüyüşü

Türkiye

Ana madde: İstanbul Onur Haftası

1993 yılından bu yana; 2005 yılından beri ise Türkiye’de Onur Yürüşleri düzenli bir şekilde yapılmaya başlanmıştır. Onur Haftası’nın pazara denk gelen son günü saat 15.00 da gerçekleştirilir. İstanbul’da genelde Taksim Meydanı’ndan, Şişhane’ye doğru bir dizi etkinliklerle yürünür. 2007′de 25 metre uzunluğunda bir Gökkuşağı bayrağı açılmış, gerçekleştirilen yürüyüş kortejine çeşitli sahne kıyafetleri, elbiseler ve gelinlikler giyerek müzikler eşliğinde yürüyen yaklaşık 1500 kişi katılmıştır. 2012 yılında o güne kadarki en fazla katılımı alan yürüyüşe 20.000 kişi katılmıştır. Türkiye’de Onur Yürüyüşleri Ankara, Antalya, Bursa, Hatay ve 2013 yılında ilk kez İzmir olmak üzere farklı şehirlerde farklı adlarla kutlanmaktadır.

Sloganlar

Onur Yürüyüşlerinde LGBT topluluğunca çeşitli görsel, işitsel ya da yazılı sloganlar atılır. 2007 yılı ve sonrası yıllarda İstanbul’da gerçekleştirilen Onur Yürüyüşlerinde atılan bazı sloganlar;

“Velev ki ibneyiz!”

“Susma haykır, eşcinseller vardır”

“Susma haykır, lezbiyenler vardır”

“Eşcinseller susmayacaklar, susmayacaklar, susmayacaklar”

“Ayşe Fatmayı, Ahmet Mehmedi; birbirlerini sevebilmeli”

“Teşhirci değil travestiyiz”

“Okulda,işte,mecliste eşcinseller her yerde; kabul et ya da etme, eşcinseller her yerde”

“Çürük değil eşcinsel”

“Kurtuluş yok, tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz”

“Nerdesin aşkım? Burdayım aşkım”

“Freddie Mercury’nin askerleriyiz”.

“Faşizme karşı bacak omuza”

Hormonlu Domates Ödülleri

2005′ten bu yana İstanbul Onur Haftası etkilerinin bir parçası olarak verilmekte olan Hormonlu Domates Ödülü ilk olarak “hormonlu tavuk yemeyin, eşcinsel olursunuz” diyen Erman Toroğlu’ya verilmiş, ödülün isimlendirilmesinde ilham kaynağı bu homofobik söz olmuştur. Ödülün verilmesinde amaç medya, kurum, kuruluş ya da bireylerin yaptığı homofobik, ayrımcı sözlerine ve tutumlarına dikkat çekmektir. Hormonlu Domatesler, İstanbul Onur Yürüyüşünün ardından verilir.

Beyaz Saray`da sözü kesilen Obama`dan sert tepki

ABD Başkanı Barack Obama, lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel (LGBT) üyelerini Beyaz Saray’da ağırladı. Beyaz Saray’daki “LGBT Onur Ayı” gecesine ise, transseksüel Jennicet Gutiérrez’in Obama’ya yönelik sözleri damga vurdu. Sözü kesilen Obama sert tepki gösterdi ve Gutierrez’in güvenlik güçleri tarafından salondan çıkarılmasını istedi.

ABD’de oturma hakkı bulunmayan transseksüellerin gözaltı merkezlerinde yaşadıklarını dile getirmek için Beyaz Saray’ya giden LGBT hakları savunucusu Jennicet Gutierrez, Beyaz Saray’da Barack Obama’nın sözünü kesince salondan dışarı atıldı.

Obama konuşmaya başladığı sırada Jennicet Gutiérrez, ABD’de gözaltında tutulan bütün transseksuellerin serbest bırakılması için bağırdı.

Sözünün kesilmesine sert tepki gösteren ABD Başkanı Barack Obama, “Biliyor musunuz? Hayır, hayır, hayır. Benim evimdesiniz… Sözümü bu şekilde keserek benden iyi bir cevap alamazsınız. Bunu yapman büyük saygısızlık. Kusura bakmayın” dedi.

Bu sözlerinin ardından güvenlik görevlilerine seslenen Obama, LGBT hakları savunucusu Jennicet Gutiérrez’in salondan çıkarılmasını istedi.

Travestiler Ve Escort Bayanlar

O gün istanbul güllük güneşlikti, hava almak için çıkmıştım. Önüne gelene bağırıyordu yaklaştığımda travesti olduğunu anladım, insanlar nasıl canını yakmıştı kim bilir bu kadın niye bağırıyor diye insanlar hayretler içinde bakıyordu ama sadce bakmakla kalıyorlar dı, nedenini kimse yaklaşıp sormuyordu yada soramıyorlardı.
Az zaman geçmeden yaşlı bir teyze yaklaştı yavaş adımlarla ve kısık bir sesle ne oldu kızım dedi, ben travesti isem bu ülkede yaşamaya benimde hakım var deyip teyzeye cevap verdi zorunlu seks işçiliği yapmak zorunda olduklarını hepimiz biliyoruz bunu gizlemenin manası yok, olay dün geceden kalmaymış meğer, şişli travestileri baskın yemiş polisler tarafından yada ben öyle anladım, doğru anlamışım çünkü gelen memurlara bile beni yakalyacağınıza bana aş verin ekmek verin bende çıkmıyayım diye protesto ediyordu, hayat
şartlarının bu kadar zor olduğu ülkede normal olarak kabullenen insanlar zorlanırken o insanlar ne yapsınlar deyip kendi kendime hesaplar yapıyordum. İlk defa bu kadar yakından görmüştüm bu insanları canavar diye tanıtılan bu insanlar aslında gayette ılımlı konuşuyorlardı o ara çoğaldılar tabiki biribirlerini desteklemek zorundalar çünkü aksi halde barınmayı bırakın yok olup gidecekler aslında çok renkli ve sıcak insanlardırlar, hayat renklerden ibaret değilmi zaten, o renklerden biri neden eksik olsunki, o insanlardan biri benim yada sizinde kardeşiniz, evladınız yada farklı bir yakınınız olabilir, herşey den önce bunlar da birer insandırlar sorun yerine çözümler üretmeliyiz tabiki sokak ortasın da seks işçiliği yapsınlar demiyorum, örf adetlerimize aykırı ordan çocuklarımızda geçiyor ama insanları aç bırakırsanız o insanların arı namusu olmaz o insandan
beklentimiz olmasın önce şartlarımızı düzeltelim insanlara yaşam sahaları oluşturalım ondan sonra da zaten onu bunu şunu yapma demeye hakımız olur. Bu sadce travesti bireyler için geçerli değil ülkemiz de binlerce hayat kadınları var ve dışardan gelen kadınlar da olunca bu sayı ikiye katlanılıyor bunlar arasında değerlendirme yapmış olursak eğer kadınlar travestilere göre tabiki daha şanslılar istedikleri alanda çalışabilirler alınların da hayat kadını yazmıyor ama trans bireyler fuhuş yapmasalar bile sanki o damgayla doğmuşlar gibi bir önyargı vardır biz insanlar da escort bayanlarda bu işi belkide severek yapmıyorlardır hikayelerini dinlediğimizde ama taravesti kadınlara nazaran tabiki daha şanslılar onlarda diğerleride bu vatanın insanlarıdırlar iş imkanları sağlıyalım o zaman bi nebze olsun belki homofobiğe karşı bir cephe almış oluruz hatta bu kadar nefret cinayetleri bile meydana gelmez bir çok anenin yüreği yanmaz insanlaık namına el ele insan ayrımı yapmıyalım.

Fas’ta Eşcinsel İlişki Yasallaşma Yolunda

Geçen hafta Fas’ta iki erkeğin eşcinsel cinsel ilişki sırasında yakalanmalarının ardından ülke genelinde başlayan tepkiler sonuç vermeye başladı. 8 Haziran’da Fas Sağlık Bakanı’nın HIV/AIDS hakkındaki çalışmalara ilişkin gerçekleştirdiği açıklamada ülkeyi eşcinsel ilişki yasağını kaldırmaya davet etmesinin ardından toplumun büyük kesiminde konu tartışmaya açılmış duruma geldi.

Fas’ta geçtiğimiz yıl iki Fransız Femen aktivisti lezbiyen öpüşmeleri sebebiyle ülkeden sınır dışı edilmişti.

Güney Kore LGBT onur yürüyüşünü yasakladı

Bu sene Güney Kore’nin başkenti Seul’de yapılması planlanan LGBT onur yürüyüşünün polis tarafından yasaklandığı duyuruldu. Polisin, yasağa gerekçe olarak aynı saatte çok fazla yürüyüş olmasını gösterdiği söylenirken, bu yürüyüşler arasında LGBT karşıtı yürüyüşün de bulunduğu, polisin o yürüyüş yerine LGBT yürüyüşünü yasaklamayı seçtiği söyleniyor.

Polis yürüyüşün yasaklanması için eylemin “trafik ve yayalara” engel teşkil edecek olmasını da sebep gösterirken, yürüyüşü düzenleyenler duruma tepki gösterdi. Eylemi düzenleyen gruplar, başka kuruluşlarla bağlantı kurarak eylemi gerçekleştirmeyi deneyeceklerini belirtirken, yürüyüşün planlandığı şekilde yapılamayacağı da söyleniyor.

50 yıldır birlikte olan eşcinsel çift evlendi

Pensilvanya’da yasalar gereği baba-oğul gibi davranan eşcinsel çift Norman ve Bill, 50 yıllık birlikteliklerinden sonra evlendi.

20′li yaşlarından beri birlikte olan Norman MacArthur (74) ile Bill Novak (76) çifti, 2000 yılında Pennsylvania’ya taşındıklarında, eyalet henüz eşcinsel evliliklere izin vermiyordu.

SEVGİLİSİNİ NÜFUSUNA GEÇİRDİ

Gay Çiftin avukatı, eğer yasal haklardan yararlanmak istiyorlarsa, aile gibi davranmalarını öğütlediği için Bill, kendisinden iki yaş küçük sevgilisi Norman’ı evlatlık olarak nüfusuna geçirdi.

“BİRÇOK ÇİFT BU YOLA BAŞVURUYOR”

Böylece birbirlerinin mirasından pay alabilecek ve birçok haktan yararlanabileceklerdi. “Bu fikir en başta tuhaf göründü” diyen MacArthur, birçok çiftin bu yola başvurduğunu öğrenince avukatını dinledi.

EVLENDİLER

Pennsylvania eyaleti, geçtiğimiz yıl eşcinsel evliliklere hak tanıyınca, çift mahkemeye başvurdu. Aile ilişkileri feshedildi ve ikili nihayet evlenebildi.

Taşları Yerinden Oynatan Siyahi Eşcinsel İmam

Hem Siyah, hem Müslüman. Bunlar yetmezmiş gibi bir de eşcinsel. Üstüne üstlük bir de imam. Hayatı seven bir imam. –İran, Moritanya, Suudi Arabistan, Sudan ve Yemen’de eşcinsellerin idam edildiği bir dünyada..

Hayatınızdaki zorluklardan mı şikayetçisiniz? Bu zorlukları gey, siyah, Müslüman bir adamın, üstelik Amerika’nın gey olduğunu açıkça ifade eden ilk imamı olunca yaşadıklarıyla kıyaslayın.

Bahsettiğimiz kişi Imam Daayiee Abdullah. Aynı zamanda hayatta tanışabileceğiniz en iyimser insanlardan bir tanesi..

‘Liseden mezun olduğumda, bir gün gey Amerikalıların da evlenebilmesini diledim. Şimdi, 45 yıl sonra, aynı-cinsiyetten çiftlerin nikahlarını kıyıyorum. Ben iyimser olmayayım da kim olsun?‘ diyor 61 yaşındaki, Washington’da yaşayan Abdullah.

Abdullah hayatı boyunca insan hakları için mücadele vermiş. Önce siyah Amerikalıların hakları, 1970’lerden itibarense gey haklarıiçin. 1990’lardan beri de, Amerika’da Müslüman LGBT haklarıiçin verilen mücadelenin ön saflarında.

Bazı okurlara gey imam fikrinin akılalmaz geldiğini tahmin edebiliyorum.. Nitekim IŞİD tarafından öldürülen eşcinsellerin haberlerine yabancı değiliz Ayrıca halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkelerden beşinin yasalarında eşcinsellerin idamla cezalandırılması öngörülüyor: İran, Moritanya, Suudi Arabistan, Sudan ve Yemen.

Fakat benim Müslümanların çok az kısmının haberdar olduğunu – ve IŞİD’in umursamadığını- tahmin ettiğim husus, Kuran’da eşcinsellerin katline, hatta cezalandırılmasına yönelik hiçbir hükmün bulunmaması.

İmam Abdullah’ın da açıkladığı gibi: ‘Kuran’ın hiçbir yerinde eşcinsellerin cezalandırılmasına yönelik bir ifade yok. Tarihçiler de bugüne kadar Hz. Muhammed’in eşcinselleri hedef aldığına dair hiçbir belge bulmadı.’

Peki cinsel yönelim Kuran’da hiç yer almıyorsa, niye İslam adına eşcinselleri cezalandıran ve öldürenler var?

Abdullah şöyle yanıtlıyor: ‘Bu soru kültür, mitoloji, İslam-öncesi hukuk, insanlar üzerinde iktidar kurma isteği gibi pek çok açıdan yaklaşılarak cevaplanabilir.’ İslam öncesi hukuktan kast ettiği ne, eşcinsel aktivitede bulunan erkeklerin öldürülmesini öğütleyen Tevrat’taki Levililer babıda dahil (İslamiyet İsa’nın doğumundan yedi yüzyıl; Söz konusu Levililer pasajının yazılışından ise muhtemelen on dört yüzyıl sonra kuruldu.)

Burada atlanılmaması gereken husus, İslam pratiğinin, yerel kültür ve ülkeye göre büyük farklılıklar göstermesi. Mesela, bu hafta sonu imam, yüzün üzerinde LGBT Müslümanın katıldığıbir zirveye katılacak. A.B.D’de hiçbir Müslüman, gey Müslümanların hapsedilmesini ya da katledilmesini talep etmiyor. (Elbette, benzeri bir zirve, söz gelimi İran’da ya da Suudi Arabistan’da gerçekleşse, katılımcılar hapisten idama uzanan yelpazede cezalarla karşılaşırdı.)

Abdullah’ın iyimserliğini korumasını teşvik eden başlıca gelişmelerden biri, Müslüman Amerikalılar arasında kendisini kabullenme eğiliminin giderek güçlenmesi: ‘[ABD’li Müslüman’lar] Ne kadar genç olurlarsa, LGBT Müslümanlara karşı o kadar anlayışlı ve hoşgörülü oluyorlar.’ Abdullah’ın bu ifadesinde şaşılacak bir taraf yok, zira, ABD halkına yöneltilen anketler, bugüne kadar örnek nüfusun inancından bağımsız olarak ve istikrarlı bir şekilde hep aynı kutuplaşmay ıtespit etti: Bir tarafta daha muhafazakar yaşlı kuşaklar, öte tarafta ise eşcinselliğe ve eşcinsel evliliğe daha hoşgörülü ve sıcak bakan genç nesil. Bunu dile getirince, Abdullah istisnalara dikkat çekiyor: ‘Önceki kuşaktan olup, eşcinsel Müslümanlara destek olanlar da var, bazi ninelerimiz mesela.’, ve her zamanki iyimserliğiyle, teknolojinin eşcinsellerin kabul görme hızını artırdığını ekliyor.

Tüm bunlara rağmen, ABD’de bile eşcinsel olduğunu gizlemeyen bir imamı sorun olarak görenler var. Bunu Abdullah’ın radyo şovuma konuk olacağını Facebook sayfamdan paylaştığımda ilk elden tecrübe ettim. Çoğu takipçi anonstan memnun olsa da, beni Abdullah’ı konuk ederek ‘eşcinsel bir yaşam biçimini’ teşvik etmekle suçlayanlar da oldu. Bazılarınınsa Abdullah’ın cinsel yönelimiyle bir problemi yoktu fakat eşcinselliğini açıkça ifade ederken imamlık yapmasını doğru bulmuyorlardı.

Eşcinsellerin dini lider olmaması gerektiğini düşünenleri, Abdullah şöyle yanıtlıyor: ‘Eşcinsellerin dindar olamayacağını düşünenler olsa da, bizim de inancımız herkes kadar kuvvetli olabiliyor. Eşcinsel olarak diğer insanlardan farklı olsak da, inancımıza daha az bağlı değiliz.’

Fakat Amerika’da gey olmanın doğurduğu zorluklar, Müslümanlar arasındaki tartışmalarla sınırlı değil. Eşcinsel evliliğe karşı çıkan, ve cinsel yönelimlerinden dolayı eşcinsellere hizmet vermeyi reddeden muhafazakar Hristiyan kesimler de var.

‘Bazı insanların eşcinsellerle ilgili rahatsızlıkları var,’ diyor Abdullah. ‘Fakat belli kesimlerin benim cinselliğimle olan problemleri, benim bir Amerikan vatandaşı olarak haklarımın kısıtlanmasın yol açmamalı.’

Abdullah’ın bir sonraki projesi, bu sonbaharda açmayı planladığı ’Mecca Institute (Mekke Enstitüsü)‘ isimli online bir okul. Umudu, okulun hem Müslümanlar hem de Müslüman olmayan kesimlerin İslam hakkında açıkça ve dürüstlükle konuşup tartışabileceği bir mecra olması.

Abdullah, bu proje için, ‘İslam’ın altın devri’nden ilham aldığını söylüyor. 7 ila 13. yüzyıllar arasına yayılan bu dönemi, farklı inançlardan alimlerin fikir paylaşımında bulunması ve bu entelektüel alışveriş neticesinde bilim, felsefe ve eğitim alanlarında büyük gelişmeler kaydedilmesi karakterize eder.

Abdullah’la konuşup da iyimserliğinden etkilenmemek mümkün değil. Negatifliğin norm haline geldiği zamanlarda, geleceğin geçmişten daha güzel olacağını öngören birisini dinlemek insana ferahlık veriyor. Hele ki, söylediklerine inancı tam olunca.

İzmit`te LBGTİ eylemi

Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transgender ve İnterseks Birliği (LBGTİ) üyesi bir grup, İzmit’te nefret cinayetleri ve eşcinsellere karşı yapılan saldırıları kınadı. Yapılan açıklamada, baskılara rağmen Türkiye’de LGBTİ üyelerinin ‘Görünmezlik cenderesinden’ artık kurtulduğu belirtildi.

İzmit’te dün akşam saatlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan ve gökkuşağı renklerinden oluşan bayraklarıyla biraraya gelen LGBTİ üyeleri, adına açıklama yapıldı. Açıklamada, 12 Eylül askeri vesayeti diktasının yarattığı baskı rejiminin eşcinselleri ve transeksüelleri de yok etmeye çalıştığı belirtilerek, şöyle denildi:

“İşte bu aynı rejim çok da don değiştirme ihtiyacı duymadan tüm hızıyla hayatlarımıza müdahale etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz 17 Mayıs’tan bu yana yine birçok arkadaşımızı nefret cinayetleri, intiharlar ve iş cinayetlerinde kaybettik. Hotoroseksist tahakküm yine hayatlarımızı gaspetti, örgütlenme özgürlüğümüzü hedef aldı. Homofobi ve transfobi evlerde, okullarda, işyerlerinde taarruzunu hiç durmadan devam ettirdi.”

Açıklamada, LGBTİ realitesinin dönülmez biçimde ayan beyan artık ortada olduğu ifade edilirken, “Her ne kadar anayasal tanınma konusunda devmlet direniyor olsa da LGBTİ’ler Türkiye ‘de görünmezlik cenderesinden artık tümden kurtulmuştur” denildi.

Eurovision 2015`in kazananı İsveç`ten Måns Zelmerlöw

Avusturya’nın başkenti Viyana’da 60′ıncısı düzenlenen ve 27 ülkenin yarıştığı 2015 Eurovision Şarkı Yarışması’nı İsveç kazandı.Arnavutluk, Ermenistan, Avustralya, Avusturya, Belçika, Estonya, Fransa, Gürcistan, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Romanya, Rusya, Sırbistan, İspanya, İngiltere, Litvanya, Polonya, Slovenya, İsveç, Norveç, Karadağ, Güney Kıbrıs, Azerbaycan, Letonya ve İsrail’in yarıştığı finalde, birinci Måns Zelmerlöw’ün seslendirdiği Heroes adlı şarkı ile İsveç oldu.

Yarışmada ikinciliği Rusya adına yarışan Polina Gagarina “A Million Voices” şarkısıyla kazanırken, Il Volo grubu “Grande Amore” şarkısıyla kazandı üçüncü oldu.

ELNUR HUSEYNOV 12. OLDU
Eurovision’da Azerbaycan’ı, Türkiye’de katıldığı “O Ses Türkiye” adlı yarışmada 1. olan Elnur Huseynov temsil etti ve 12. oldu.