Öne çıkarılan yazı

gay

Gay, Gey arkadaşlık sitesi. Eşcinsel lezbiyen gay sohbet chat gaylar bisexual Gabile istanbul ankara izmir gay arkadaşlık sitesi.

GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ

Travesti İle Seksi Öldüren Yanlışlar

“Oral seks hamile bırakır”, “Mastürbasyon, erkeklerde güç kaybına ve kısırlığa neden olur, kadınların da bakireliğini bozar”, “Cinsel ilişkiden alınan zevk, penisin boyutuyla doğru orantılıdır” vb… Ne mutlu ki, günümüzün modern kadını, bu inanışların ne denli yanlış olduğunun artık bilincinde! Yıllarca doğruluğuna inanılan pek çok düşüncenin aslında hurafeden başka bir şey olmadığını hepimiz

gayet iyi biliyoruz.

Ancak cinsel yaşantıyla ilgili bazı soruların yanıtlarını hala bulamadık. Örneğin; erkeklerin aldatma nedeni ‘genleri’ mi, yoksa bu, çapkınların uydurduğu bir bahane mi? Peki, ya mastürbasyon ve erotik fantezilerin ardında yatan gerçek nedir? Artık partnerimizi sevmediğimizin bir göstergesi olabilir mi? İşte bu yazıda size, cinsel yaşam üzerine söylenen 6 yanlışı ortaya çıkarmak ve doğrularını tüm çıplaklığıyla gözönüne sermek için yatak odasını büyüteç altına aldık!

Yanlış 1

Ankara travestileri genetik olarak sadakate, erkekler ise aldatmaya programlanmıştır.” Bu cümle, tüm Kazanovaların bir bahanesi mi, yoksa biyolojik bir gerçek mi? Pek çok bilim adamı, aldatmanın kalıtımsal olabileceği olasılığı üzerinde duruyor! Bu görüşü benimseyen uzmanların teorisine göre, erkekler için önemli olan ‘nicelik’! Yani erkekler, soylarının devam etmesini sağlamak amacıyla içgüdüsel olarak mümkün olduğunca çok kadını hamile bırakmak istiyor. Kadınlar ise tam aksine, cinsel yaşamlarında ‘niteliği’ ön planda tutuyor!

Onlar, özenle çocuklarına baba olabilecek en iyi genetik materyali bulmak için cinselliği yaşıyor. Dolayısıyla erkekler, biyolojik çağrılarına uyarak çok sayıda kadınla ilişkiye girerken, kadınlar ise monogomide ısrar ediyor. Aile terapisti Terry Burnham, “Genlerimiz” adlı kitabında, bu görüşün neden doğru olmadığını şöyle açıklıyor: “Biz, çocuğumuzun sorumluluğunu alabilmek için biyolojik olarak uzun süre tek bir partnerle yaşamaya programlandık.

Ama monogaminin genetik olarak kodlanmış olması, ne kadınlar ne de erkekler için geçerli olabilir! Zaten son zamanlarda yapılan araştırmalar da bu görüşü destekliyor. Öyle ki, araştırmalara göre; kadınların yüzde 42’si yaşamlarının bir döneminde eşlerini aldatmışlar! Erkeklerin yüzde 46’sının sadakatsiz olduğunu düşünecek olursak, kadınların da aldatmaya meyilli olduğu apaçık ortada!”

Tabii bu rakamlar, yabancı ülkelerdeki kadınlar için geçerli! Ancak uzmanlarımıza göre, ülkemizde eşlerini aldatan kadınların sayısı da gün geçtikçe artıyor.

O halde, kadınların monogomiyi benimsediği nereden çıktı? Yanıtı, çok basit! Kadınlar, yüzyıllar boyunca cinsel arzularını hep gizlemek zorunda kaldı. Bunun en önemli nedeni de toplum baskısıydı. Bir başka neden de kadınların, ekonomik olarak erkeklere bağımlı olmaları ve evlilik dışı bir ilişkiden hamile kalma korkularıydı. Ancak günümüzün modern kadını, ekonomik özgürlüğünü eline aldı, doğum kontrol yöntemleri konusunda aydınlandı ve toplum için değil, öncelikle kendisi için yaşamanın gerekli olduğunun farkına vardı! Dolayısıyla cinselliğini de korkusuzca yaşamaya

başladı!

Doğru 1

Sadakatsizliğin genlerle pek ilgisi yok aslında. Aldatmanın en önemli nedeni, hiç kuşkusuz, yeni bir maceraya doğru yol almak; heyecan, korku ve tutkunun cazibesine kapılmak. Günümüzün istanbul travestileri de artık ilişkilerinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda, erkekler kadar olmasa da macera peşinde koşabiliyor!

Mastürbasyon yapan, eşinden hoşnutsuzdur.Yatakta tek başına…İşte, konuşulması adeta tabu olan bir konu! Öyle ya, kim mastürbasyon yaptığını çevresiyle paylaşabilir ki!

Peki, ya partnerimizin zaman zaman yatakta tek başına cinselliği yaşadığını fark ettiğimizde? İşte o an beynimizi bir kurt kemirmeye başlıyor adeta! “Artık beni çekici bulmuyor mu?”,”Başka bir travesti mı var?” düşüncesi, hemen paniğe kapılmamıza neden olur!

Oysa korkmaya hiç gerek yok! Çünkü mastürbasyon, partneriniz için aslında bir gevşeme yönteminden başka bir şey değil. Yapılan araştırmalar, erkeklerin yüzde 92’sinin ve kadınların yüzde 60’ının yaşamlarının bir döneminde en az bir kez mastürbasyon yaptıklarını ortaya koyuyor. Peki,tek başına seks yapmak neden daha cazip gelebiliyor? Şöyle açıklanabilir..

.Nihayet kendinizle ve fantezilerinizle başbaşa kalabildiniz. Partnerinizin ihtiyaçlarını düşünmeden, onun tepkilerine konsantre olmadan, özgürce, istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz! Araştırma sonuçlarına göre, kadınların yüzde 83’ü mastürbasyonla orgazma ulaşıyor. Bunun aksine, partneriyle cinsel ilişkiye giren kadınların zirveye ulaşma oranı ise sadece yüzde 29. Hal böyle olunca da zaman zaman tek kişilik heyecanı yaşamanın ne zararı olabilir ki! Üstelik kendini tatmin etmek, cinsel açlığa işaret etmiyor; hatta yatakta her şeyin yolunda gittiğini kanıtlıyor! Nitekim seksologlar, düzenli bir cinsel yaşamın libidoyu kışkırtarak cinsel isteği arttırdığı görüşünde.

Doğru 2

Ara sıra yaşanan ‘tek kişilik heyecan’ sizi korkutmasın. Üstelik mastürbasyon yaparken edindiğiniz tecrübeler ve fantezilerinizden ikili ilişkilerinizde de yararlanabilirsiniz. Cinsel yaşantınıza daha fazla heyecan katmak fena mı olur?

Yanlış 3

‘Başkalarıyla erotik fantezi kuran, partnerine aşık değildir’ Kesinlikle doğru değil! Araştırmalara katılan pek çok erkek, Julia Roberts ile yatağa girmeyi hayal ettiklerini, kadınlar da aynı şekilde, düşlerinde Brad Pitt ile seviştiklerini belirtmiş.

Hadi itiraf edelim, belki barda karşılaştığımız karizmatik bir genç, belki de evimize servis getiren güleç yüzlü pizzacı… Hangimiz düşüncelerimizde kaçamak yapmadık ki? Bu, eşimizin artık bize yetmediğinin bir işareti olabilir mi?

Olağan durumlarda tabii ki hayır! Fantezi kurmak, düşüncelerimizde çeşitli rollere girmemizi ve pratikte yapamadıklarımızı teorik olarak uygulayabilmemizi sağlar. Ara sıra zihinde yaşanan kaçamaklar ise hem kendinizin hem de partnerinizin cinsel arzusunu kamçılayabilmeniz için en iyi metot aslında. Ancak bu bir süre sonra zorunluluğa dönüşmemeli!

Eğer iş yerindeki arkadaşınızı düşünmeden partnerinizle sevişemiyorsanız, o zaman durum değişir! Bu, cinsel yaşantınızda ciddi bir sorunla karşı karşıya kaldığınızın bir işareti olabilir.

Doğru 3

Heyecan dolu fanteziler, cinsel birlikteliğinizin daha tutkulu yaşanmasını sağlıyor. Rutinleşen cinsel yaşantınız yeniden renkli ve uyumlu bir birlikteliğe dönüşüyor.

Yanlış 4

Aldatmak ilişkinin sonudur!

Gözyaşları, bağrışmalar, isyan ve kin… Ama ilişkiye nokta koymak için gerçekten yeterli bir neden mi sizce? Üstelik aldatmanın aslında doğamızda var olduğunu biliyorken… Bazen yasakların ne kadar çekici geldiğinin farkındayken…

Nedeni ne olursa olsun, aldatmak kabullenilmesi zor bir durum! Ama bunu büyük bir drama dönüştürmenin gereği var mı? Çevrenizde, bu sorunu aşarak yeniden tek bir kalp ve tek bir ruh olmayı başaran pek çok çift var. Peki, bunu başarmanın formülü ne olabilir? Eğer ilişkiniz her konuda iyi gidiyorsa, aldatmayı, anlık olarak gelişen yanlış bir adım olarak değerlendirebilirsiniz. İyi giden bir ilişkide, bu istenmeyen durum, problemlerin aşılmasını sağlayabilir. Bu yüzden karşılıklı konuşmayı deneyin ve ilişkinizi gözden geçirin.

Aldatılan taraf sizseniz, aşmanız gereken büyük bir sorun var; o da partnerinize yeniden güven duymak! Eskisi gibi aynı değeri vermeyi başarır, kızgınlık ve acıyı yener, ona biraz olsun anlayış gösterirseniz, ayrılmanız için bir neden yok aslında. Ama ilişkinizde uzun zamandır sorun yaşıyorsanız, o zaman sevinin; çünkü nihayet ayrılmak için bir nedeniniz var demektir!

Doğru 4

Yıpratıcı da olsa, aldatılmak herkesin başına gelebilir. Ancak eşiniz sizi sık sık aldatıyorsa, onu affederek boşuna kürek çekiyorsunuz. Siz en iyisi, biraz cesaret ve biraz da kararlı adımlarla yeni

bir yola doğru yelken açın!

ankara travestileri

Yanlış 5

‘Partnerinizi seviyorsanız, yatakta ne istediğini bilirsiniz!’ Kesinlikle doğru; ancak gerçek yaşamda değil, filmlerde! Herkes filmlerdeki kadar uyumlu ve eğlenceli bir cinsel ilişki yaşamak istiyor. Yakışıklı bir erkek, güzel bir kadına aşık oluyor ya da tam tersi. Bu ikili yatakta olduğu sürece izlediğimiz tek şey, bulutların üzerinde uçan ikili. Üstelik de hiç konuşmadan! Peki, ya gerçek yaşamda cinsel birliktelik aynı uyum ve keyifle mi yaşanıyor?

Durum, hiç de filmlerdeki gibi değil ne yazık ki! Kelimelerin yer almadığı cinsel yaşam, insanı genellikle bulutların üzerinde filan uçurmuyor! Çünkü sevgi, partnerinizin neyi sevdiğini, nelerden nefret ettiğini bilmenize yeterli gelmiyor. Cinsel ilişki sırasında birbirinizle konuşmayı deneyin. Böylece kelimelerin gücüyle partnerinize pek çok şey öğretebilirsiniz. Oysa yatakta adeta sessiz film oynayan ikili, zevkin doruğuna ulaşmaktan mahrum kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir!

Doğru 5

Çoğumuz yatakta kelimelerin gücünün farkında değiliz maalesef! Siz siz olun, uyumlu bir cinsel

ilişki için kendinize engeller koymadan, sıkılmadan, ona nelerden hoşlandığınızı açıkça ifade edin. Kullandığınız kelimeler ve ses tonunuzun partneriz üzerinde adeta afrodizyak etkisi yaratacağını da unutmayın!

Yanlış 6

‘Erkek sevişmiyorsa, alarm sinyalleri çalıyor demektir!’ “Beni rahat bırak, başım ağrıyor” Partnerinizin dudaklarından süzülen bu kelimeler, alarm sinyalleri veriyor! Onun bu isteksizliğinin altında mutlaka ciddi bir problem yatmalı.

Çünkü size göre, yatakta sadece kadınların başı ağrır, erkeklerin değil! Ona, seksoloğa gitmeyi teklif etmeden önce biraz düşünün! Çünkü büyük bir olasılıkla terapiler hoşuna gitmeyecektir. Ayrıca sadece sizin değil, partenirinizin de aklını pek çok şeyin meşgul edebileceğini düşünün. Evet, siz yoğun iş temposu, alışveriş, ev işlerinin sorumluluğu derken aklınızı pek çok şeye birden vermek zorunda kalıyor olabilirsiniz.

Peki, ya partneriniz? O da iş projeleri, maddi endişeler ya da arkadaşıyla yaşanan sorunlar altında eziliyor olabilir! Bu durumda, doğal olarak cinsel yaşam, onun hayatında ilk sıralarda yer almayabilir. Ama bu, sizin cinsel çekim gücünüzün azaldığı anlamına gelmez! Yapılan araştırmalar da erkeklerin zaman zaman cinsel soğukluk yaşayabileceğini destekliyor zaten. Öyle ki, araştırmalara göre erkeklerin yüzde 22’si ara sıra cinsel ilişkiye karşı isteksizlik duyuyormuş. Partneriniz yatakta

buz kesildiğinde ne yapmanız gerektiğine gelince…

Güzel bir masaj, mum ışığında bir akşam yemeği, evde birlikte izlenen bir komedi filmi, partnerinizi biraz olsun rahatlatacaktır. Mumlar, tütsüler ve kırmızı şarap eşliğinde yapılan köpüklü banyo keyfi

de eşinizde adeta afrodizyak etkisi yaratacaktır. Deneyin, pişman olamayacaksınız! Ancak, tüm çabalarınıza rağmen cinsel yaşama olan isteksizliği hala devam ediyorsa, en sevdiği iç çamaşırlarınıza bile sırtını dönüyorsa, o zaman durum ciddi demektir!

Doğru 6

Hepimiz zaman zaman çeşitli sorunlar altında eziliyor, cinsel soğukluk yaşayabiliyoruz. Dolayısıyla partneriniz de içinde bulunduğu sıkıntılı durumu bazen yatak odasına taşıyabilir. Ancak artık televizyon karşısından ayrılmıyor ve yatağa girer girmez size sırtını dönmeye başlıyorsa,

bir uzman yardımı almayı düşünün.

Alman futbolcu gay olduğunu açıkladı

İsmi açıklanmayan bir Alman futbolcu, reddit aracılığı ile gay olduğunu açıkladı. Pseudonym ‘Eckfahne’ lakaplı bir reddit kullanıcısı, Almanya 3. Lig takımlarındarından birinde forma giydiğini, 20 yaşında olduğunu ve haftada 9 bin euro kazandığını ifşa etti.

Cinsel eğilimi konusunda da açıklama yapan futbolcu, kimliğini açıklamak için henüz hazır olmadığını ve ailesinin de bu tercihten haberdar olmadığını ekledi. Takım arkadaşları arasında kabul görebilmek için yakın bir kız arkadaşını sevgilisi olarak tanıttığını itiraf eden genç, Alman Milli takımı oyuncularından Manuel Neuer, Joshua Kimmich ve Mats Hummels’i de çok beğendiğini açıkladı.

İSVEÇLİ YILDIZ BİSEKSÜEL OLARAK AÇILDI

İsveçli şarkıcı ve sunucu Viktor Frisk, biseksüel olarak açıldı.

İsveç’te Eurovision öncesi müzik yarışması Melodifestivalen ile ünlenen şarkıcı ve blogger Viktor Frisk, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla hem kadınlardan, hem de erkeklerden etkilendiğini açıkladı. Yaptığı paylaşımda bir cinsel yönelim yazmaktan çekinen yıldız paylaşımında, ”Bunun çok önemli bir şey olduğunu düşünmüyorum, oldum olası böyle hissediyorum. Hem erkeklerden, hem de kadınlardan etkilenen bir birey olarak, böyle doğduğuma inanıyorum” yazarak ülkesinde gündeme oturdu.

”Bana saygı duyan herkese saygı duymaya devam edeceğim. Aşkın nefretten çok daha büyük bir duygu olduğuna inanıyorum ve hayatımı bu düşünceme güvenerek şekillendirmeye devam ediyorum.” yazan Frisk’e binlerce hayranından destek mesajları yağdı.

İZLE: CALVIN KLEIN İÇ ÇAMAŞIRLARIN YENİ YILDIZI FRANK OCEAN

Geçtiğimiz yıl Justin Bieber ile fazlasıyla ses getiren bir reklam kampanyasına imza atan Calvin Klein iç çamaşırları yeni yüzünü açıkladı.

Marka yeni yüzü olarak, geçtiğimiz yıl eşcinsel olarak açılan ünlü prodüktör, söz yazarı ve rep şarkıcısı Frank Ocean ile anlaştığını duyurdu.

Yaptıkları basın toplantısından sonra, siyahi sanatçı ile hazırladıkları reklam kampanyasının ilk partisini yayınlayan Calvin Klein iç çamaşırları, ana kampanyalarına yaz sonu başlayacaklarını duyurdu.

İrlanda’da Müslümanlar LGBT Topluluğunu İftara Davet Etti

İrlanda Dublin’de, müslüman bir topluluk, LGBT topluluğunu Orlando katliamının yaralarını sarmak için iftara çağırdı.

İrlanda Müslüman Barış ve Birleştirme Konseyi (The Irish Muslim Peace & Integration Council) 2 Temmuz Cumartesi günü bu seneki ikinci topluluk iftarını Dublin’deki Al-Mustafa İslam Kültür Merkezinde verdi. Konsey, Ramazan bayramını beraber kutlamak için bu etkinliğe, İrlanda LGBT topluluğunu da davet etti. Konsey Başkanı ve Camii İmamı Shaykh Dr Umar Al-Qadri şöyle konuştu:
“Ramazan, kendimizi aşmamız için bize ilham veriyor ve bizi teşvik ediyor. İnsanlar müslümanların LGBT topluluğuna ulaşamayacağını düşünüyor, ama bu yanlış. Biz, kalplerimizi ve kapılarımızı herkese açabiliriz. Geçen yıl Yahudi cemaatini davet etmiştik. Bu yıl ise topluluğun ötekileştirilmesinden ve Orlando’daki acı olaydan dolayı davetimizi LGBT topluluğuna uzatmanın iyi bir adım olacağını düşündük.”
Al-Mustafa Camii’nin İmamı, İslami değerleri yansıtan, destekleyici ve kapsayıcı sözlerine şunları da ekledi:
“Dünyada bir milyardan fazla Müslüman, Ramazan ayını oruç tutarak ve bize verilen nimetlere şükrederek geçirirken, komşularımıza ulaşmak, İrlandalı müslümanlar için gerçek İslami idealleri göstermek adına önem taşıyor.”
Orlando saldırısı sonrasında bir iftar da New York’taki Hudson River Parkı’nda düzenlenmişti. Katliamda hayatını kaybedenler için dua edilmişti.

KAYNAK: gmag 04.07.2016

ABD`de trans bireyler de askerlik yapabilecek

ABD Savunma Bakanı Ash Carter, Amerikan ordusunda trans personel yasağının kaldırıldığını açıkladı.

ABD ordusu, trans bireylerin ülkenin askeri kuvvetlerinde açık şekilde görev yapmasına engel olan yasağı kaldırdı. Yeni uygulamaya geçiş sürecinin bir yıl içinde tamamlanacağı belirtildi. Orduda yaklaşık 2bin 500 trans birey bulunuyor.

Ordu, mensuplarının artık cinsiyet değiştirmesine izin verecek ve buna dair sağlık yardımıyla ilgili standartlar belirleyecek.

Yasal düzenleme kapsamında artık, cinsel kimliği nedeniyle kimsenin ordudaki görevine son verilmeyeceği ve gönüllü askerliğe yazılma hakkından mahrum kalmayacağı garanti altına alınacak.

Pentagon’da bir basın toplantısı düzenleyen Savunma Bakanı Ash Carter, “Görevimizi ülkemizi korumaktır” dedi ve ‘bu görevi en iyi şekilde yerine getirebilecek insanların önüne, kişisel vasıfları üzerinden bariyer koymak istemediklerini’ belirtti.

Carter, bu düzenleme kapsamında orduda trans bireylere izin veren İngiltere, İsrail ve Avustralya’nın uygulamalarını incelediklerini söyledi.
ABD ordusunda 1.3 milyon kişi görev yapıyor.

KUDÜS LGBTİ ONUR YÜRÜYÜŞÜ SALDIRGANINA MÜEBBET HAPİS

İsrail’de geçen yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü’ne bıçakla saldırarak 16 yaşındaki bir kızı öldüren İsrailli, müebbet hapis cezası aldı.

İsrail mahkemesi, Kudüs’te geçen yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü’ne bıçakla saldıran ultra-Ortodoks Yahudi bir kişiye müebbet hapis cezası verdi.16 yaşındaki bir kızı öldürmekten ve 6 kişiyi öldürmeye teşebbüsten ceza alan Yişai Şilissel’in saldırıyı dini sebeplerle düzenlediği belirtilmişti.

Kaynak: Sputnik Türkiye 27.06.2016

AB İlk Kez LGBT Hakları Üzerine Fikir Birliğine Vardı

Avrupa Birliği Konseyi Cuma günü kadın haklarını, cinsiyet eşitliğini ve LGBTI bireylerin haklarının korunmasını içeren anlaşmayı kabul etti.

Anlaşma, ülke yönetimlerini “LGBTI haklarının genişletilmesi konusunda Avrupa Komisyonu ile birlikte çalışmaya” ve “cinsel yönelim ve cinsiyet eşitliği için ayrımcılığa karşı savaşmaya” çağırıyor.

Anlaşmanın şartları altında, Avrupa Komisyonu Avrupa içinde LGBT haklarının durumuyla ilgili yıllık rapor hazırlayacak.

AB üye ülkeleri ayrımcılık karşıtı yasalar benimsemiş olsalar da, Avrupa’da LGBT hakları ülkeden ülkeye değişkenlik gösteriyor.

Hollanda eşitlik bakanı Jet Bussemaker: “Küresel homofobiye karşı savaşmak ve kadın haklarını güçlendirmek için Avrupa’nın işbirliğine ihtiyacımız var. Orlando trajedisi hala aklımızdayken AB’nin bu duruşu sergilemesinin neden önemli olduğunu açıklamaya gerek yok.

izmit travestileri LGBTI ve kadın hakları sınır tanımayan insan haklarıdır. Herkes istediği kişi olma hakkına sahiptir. Bu hakları ihlal eden ülke, kişi ve kuruluşlara karşı birlikte savaşmak oldukça önemli.”

ILGA-Avrupa başkanı Evelyne Paradis: “Alınan bu karar bize Avrupa’nın kararlılığını gösterdi. Şimdi her zamankinden daha çok AB kuruluşları ve üye ülkeler LGBTI bireylere onların yanında olduklarını göstermeli.

“Konseyin bu kararı onların LGBTI bireyler için yaptığı tüm işlerin yaşayan kanıtı olmalı, ‘eğer’ler ve ‘ama’lar olmadan.”

ABD, İZİN VERİLMEYEN LGBTİ+ ONUR YÜRÜYÜŞÜNÜN YAPILMASINI İSTEDİ

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, İstanbul Valiliğinin yasakladığı LGBT yürüyüşüne izin verilmesini istedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, LGB’lilerin her yıl düzenlediği yürüyüşün bu yıl İstanbul Valiliği’nce yasaklanması ile ilgili sorulara cevap verdi.

İstanbul Valiliğinin onur yürüşüne izin vermeyeceği yönündeki haberleri gördüklerini kaydeden Kirby, “Bildiğiniz gibi biz LGBT kişilerinin biraraya gelerek barışçıl şekilde ifade özgürlüğünü kullanmalarını güçlü bir şekilde destekliyoruz ve bunun İstanbul’da yapılmasını kesinlikle görmek isteriz.” dedi.
İfade özgürlüğünün sınırlandırılması kaygı verici

Bu yasağın Türkiye’deki insan haklarının erozyona uğamasının bir başka yönü olduğu ve Türkiye’nin demokrasinin gidişatı hakkındaki endişeleri sorulduğunda ise Kirby şu cevabı verdi: ‘

‘Biz Türk liderlerin kendi anayasalarında da korunmuş olan demokratik prensiplere uygun davranmadıklarını gördüğümüzde bundan rahatsız olmaktayız. Türkiye dost ve müttefik ülke. Türkiye’nin başarılı olmasını görmek isteriz. Türkiye ve Türk halkının başarılı olmasının en iyi yollarından birinin bu demokratik prensiplere uygun yaşamaları olduğuna inanıyoruz. Ve bu gibi kararlar (yasaklama) ve Türkiye’de yakın zamanda görülen ifade özgürlüğünün engellenmesi trendlerini gördüğümüzde bizi endişelendirmektedir. Bu derin şekilde kaygı vericidir.”

KAYNAK: gzone 18.06.2016

Siyasi parti ve kurumlardan Orlando ve Onur Yürüyüşü açıklamaları

Türkiye’den çok sayıda siyasi parti, kurum ve kuruluş Orlando katliamını kınadı, Onur Yürüyüşü’ne dönük tehditlere karşı dayanışma çağrısı yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanları, Genel Merkezi, Kadın Meclisi ve Gençlik Meclisi yaptığı ayrı ayrı açıklamalarla Orlando katliamını kınadı, dayanışma çağrısı yaptı.

ESP: Heteroseksist politikalara karşı mücadeleyi büyütmeye!

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, “LGBTİ’lere yönelik ABD’deki en kanlı silahlı saldırı olarak tarihe geçti. Bu alçakça saldırı eşcinsel hareketin tarihinde önemli bir yer tutan Stonewall ayaklanmasının yaşandığı ve her yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü haftasında gerçekleşti” ifadeleri yer aldı.

Ortadoğu’yu kana bulayan IŞİD çetesinin insanlık düşmanı yüzünü bir kez daha gösterdiğini kaydeden ESP Genel Merkezi, “LGBTİleri Ortadoğu’da katleden ve ortadan kaldıran saldırganlığını ABD’ye de taşıdı. AKP iktidarının havuz medyası da daha ilk andan itibaren nefret söylemi ile katliamı meşrulaştırmaya, DAİŞ’e sahip çıkmaya soyunmuştur. Katliamı ‘eylem’, katledilenleri ‘ahlaksız’ ilan etmiştir. Adeta DAİŞ ile birlikte katliamı üstlenmişler ve ülkemizde de benzer katliamları teşvik etmişlerdir” dedi ve ekledi:

“Almanya’dan gelerek DAİŞ’e karşı savaşırken Rojava’da ölümsüzleşen komünist LGBTİ İvana Hoffmann yoldaş dünya halklarına önemli bir miras bırakmıştır. Bugün Ortadoğu’da özellikle de Rojava’da DAİŞ’e karşı sürdürülen can feda direnişi desteklemek, DAİŞ’in ve AKP’nin tekçi anlayışına karşı geliştirilen çoğulcu ve kadın devrimini esas alan devrimci çizgiyi büyütmek insanlığın önündeki en önemli görevlerden biridir.

“Ölenlerin ailelerine, yakınlarına ve LGBTİ’lere başsağlığı diliyoruz. Özgürlük ve demokrasi güçlerini heteroseksist politikalara ve erkek egemen sisteme karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”

SGDF: Vardık, varız, var olacağız!

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Orlando katliamı ile ilgili açıklama yayımladı. LGBTİ toplumuna başsağlığı dileyen SGDF, “Öncelikle en derin üzüntümüzü ve başsağlığı dileklerimizi, başta LGBTİ camiası ve sivil toplum dernekleri olmak üzere tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz” dedi.

Saldırının, LGBTİ’lerin var oluş hakkına yöneldiğini söyleyen SGDF, “Eşcinsel hareket, Onur Haftası etkinliklerini Granderson’un tabiriyle ‘eşcinselliklerini’ değil, soruşturulmadan ve yargılanmadan yaşama haklarını kutlamak için gerçekleştirmektedirler. Bu yüzden bu meşru ve olağan talebe yapılmış her saldırı, var oluş hakkına yapılmış bir saldırıdır. Affedilemez” diye belirtti.

Yeni Akit gazetesinin nefret ve ayrımcı yayına da tepki gösteren SGDF “Tarihi DAİŞ’in dilinden okuyanlar ve katledilen insanları ‘sapkın’ addederek katliamı meşrulaştırmaya çalışanlar, henüz elleri silah tutmasa da tutanlar kadar suçludurlar. Heteroseksizmi mutlak doğru sananlar ile bu çetelere tırlarla silah yollayanlar aynı çürümüş zihinden doğmadır” dedi.

SGDF açıklamasına şu sözlerle devam etti: “Biz DAİŞ’le mücadele etmenin, aynı zamanda heteroseksizmle, cinsiyetçilikle ve her türlü ayrımcılıkla mücadele etmek olduğunu Ivana Hoffmann’ın öncü cesaretinden biliyoruz. Bir kez daha sesimiz yettiğince, DAİŞ’e karşı, katliamlara karşı özgürlük mücadelemizi sırtlanmak ve faşizme karşı el ele mücadele etmek için haykırıyoruz. Vardık, varız, var olacağız”

SYKP: Karanlığa karşı gökkuşağı bayrağı

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Yakın tarihin gördüğü en kanlı vahşet örgütü IŞİD, bu kez LGBTİ’leri (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) hedef alan bir katliama imza attı. Dün ABD’nin Orlando kentindeki bir gey bara yönelik IŞİD’in üstlendiği silahlı saldırıda 50 kişi yaşamını yitirdi, 53 kişi yaralandı. Üzgünüz, öfkeliyiz, isyandayız.

“Orlando katliamı, Dünya’nın her coğrafyasında toplumun tüm zerrelerine nüfuz etmiş LGBTİ’lere yönelik dışlama, nefret ve şiddetin “din adına insan öldürme”yi kutsayan zihniyetle iç içe geçtiği en korkunç örneklerinden biridir.

“Kuşkusuz bu katliamın birinci sorumlusu insanlığın yarattığı her türlü değeri ayaklar altına alan, Suriye’de ve Irak’da Alevileri, Kürtleri, Ezidileri, Hıristiyanları katleden, kadınlara tecavüz edip esir pazarlarında köle olarak satan, eşcinselleri yüksek binalardan aşağıya atarak öldüren cihatçı zihniyettir. Ancak LGBTİ’ler son yıllarda çok daha kapsamlı bir saldırı altındadır. Heteroseksist düzenin yılmaz savunucusu olan, LGBTİ’leri hasta, sapkın, günahkâr olarak damgalayan, pek çok ülkede yükselişe geçtiğine tanık olduğumuz otoriter-muhafazakâr ve dinci-faşist yapılar LGBTİ’lere yönelik nefret dilini ve eylemlerini körüklemektedir. LGBTİ’ler muhafazakâr kuşatmanın baskısını her geçen gün daha fazla üzerlerinde hissetmektedir.

“Bu doğrultuda eşit, özgür ve onurlu bir gelecek hayalini kalbinde taşıyan bizler LGBTİ’lerin hayat hakkını yok sayan muhafazakâr politikalarla el ele yürüyen kurumsallaşmış nefret düzeni yıkılana kadar LGBTİ’lerin yanında mücadele edeceğimizi, karanlığa karşı gökkuşağı bayrağını yükselteceğimizi ilan ediyoruz.”

YSGP: Onur mücadelesinin bir parçasıyız

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Stonewall’dan bu yana süren mücadeleyi hatırlatarak şöyle dedi:

“Bu yıl 14. İstanbul Onur Yürüyüşü’ne hazırlanırken Amerika’dan gelen vahşet haberi ile bir kez daha sarsıldık. Nefret, homofobi, transfobi, dünyanın öbür ucunda, Amerika’da LGBTİ’lere hizmet veren bir barda kanlı yüzünü bir kez daha gösterdi, 50 eşcinselin katledildiği silahlı saldırıda 53 kişi de yaralandı.

“Bu saldırı, nefret, homofobi, transfobi saikiyle masum insanlara yapılmıştır. Yapılan saldırıyı kınıyor bir an önce adaletin yerine getirilmesini istiyoruz.

“Bugün İŞİD çetelerinin Ortadoğu’da gerçekleştirdiği katliamlar sürmektedir. Dün Ezidi, Kürt, Nusayri, Türkmen ve Hıristiyan toplumlarına yönelen saldırı bu kez dünyanın öbür ucunda LGBTİ’lere yönelmiştir. Her yerde karşı direniş içinde olmaya devam edeceğiz.

“LGBTİ’ler yüz yıllardır varlar ve var olmaya devam edecekler. Hiçbir katliam ya da vahşi yöntem bu gerçekliği ortadan kaldıramaz.

“Yüzyıllardır LGBTİ’lere yapılan nefret, saldırı, ezme, hor görmelerin karşısında eşit, özgür ve onurlu bir yaşam talep ediyoruz.

“Stonewall’dan bu yana süren mücadeleyi saygıyla selamlıyor, birlikte örgütleniyor, birlikte yaşamı yeniden kurmak istiyoruz.

“Ölenleri saygıyla anıyor ve yakınlarına, hepimize baş sağlığı diliyoruz. Orlando katliamı LGBTİ toplumuna, tüm insanlığa, hepimize karşı gerçekleştirilmiştir. Dünyada aşkın kazandığı, nefretin kaybettiği bir döneme kadar hepimiz birer gay, lezbiyen, biseksüel, transeksüel, interseksiz.

“Ve kapkara dünyanız bizlerin renklerini yok edemeyecek!

“Yeşil Sol Parti olarak, heteroseksist ve tekçi sistem karşısında onur mücadelesinin bir parçası olduğumuzu belirterek gökkuşağının renklerini aşkla resmetmeye devam edeceğiz.”

Halkevleri’nden LGBTİ Onur Yürüyüşü çağrısı

“Gericiliğe karşı mücadeleden bir adım bile geri atmıyoruz; 26 Haziran’da sokaktayız!” diyerek LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne çağrı yapan Halkevleri’nin açıklaması şöyle:

“İstanbul bu yıl 14′üncüsü gerçekleştirilecek olan LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne hazırlanırken, Müslüman Anadolu Gençliği, yürüyüşü hedef alarak linç kampanyası örgütlemeye başladı. İlk olarak 19 Haziran’da gerçekleşecek Trans Onur Yürüyüşü’nü hedef gösterip sosyal medya üzerinden “Onursuz Sapıkları Yürütmüyoruz” diyerek çağrı yapan gerici çeteler şimdi de tüm LGBTİ’lerin katılacağı 26 Haziran’daki Onur Yürüyüşü’nü hedef gösterdi.

“Geçtiğimiz yıl İstanbul’da yapılan Onur Yürüyüşü’nde, devletin Ramazan ayı gerekçesiyle yürüyüşü yasaklamasına rağmen homofobi ve transfobi karşıtı binlerce kişiyle sokaklara döküldüğümüz, polis saldırılarına rağmen yürüyüşü gerçekleştirmek için direndiğimiz gibi bu yıl da aynı dirençle sokakta olacağımızı ilan ediyoruz.

“Bizler bu tehditlerin, tıpkı IŞİD çetelerinin Orlando’da gerçekleştirdiği saldırıda olduğu gibi; yaşamı ve onuru için direnen, mücadele eden LGBTİ’leri korkutmaya, sindirmeye yönelik hamleler olduğunu biliyoruz. Müslüman Anadolu Gençliği adlı çetenin sosyal medya hesaplarının arkasında kimler olduğunu, Onur Yürüyüşü’ne katılacakları “Tepkimiz çok sert olur” diyerek tehdit eden Alperen Ocakları’nı da faşist saldırılardan çok iyi tanıyoruz.

“Ancak onlar da bilsinler ki, tüm bu saldırılar, tehditler bizleri durduramaz. Bu tip faşist, dinci ve ayrımcı politikaları, eylemleri geliştiren odakları; eşcinselliği hastalık olarak niteleyenleri tanıyoruz. Bu cihatçı çetelerin bu cüreti kimlerden aldığını da çok iyi biliyoruz.

“Buradan bir kez daha söylüyoruz. Gericiliğe karşı mücadeleden bir adım dahi geri atmayacağız, hiçbir faşiste pabuç bırakmayacağız.

“Hayatın her alanında var olan ancak, cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleri, aşkları, özgürlükleri yok sayılan, ahlakçı normlarla ötekileştirilen LGBTİ’lerle onurlu, eşit, özgür bir yaşamı birlikte kuracağımızı bir kez daha söylüyoruz.

“Nefret, saldırı, hor görme ve aşağılama karşısında haklarına sahip çıkan LGBTİ’lerle, tüm renklerimizle, yürüyüşümüzü gerçekleştirmek için orada olacağımızı duyuruyoruz.
Mersin’de, İzmir’de nasıl yasaklarınızı aştıysak İstanbul’da da aynı inat ve kararlılıkla bir araya geleceğiz. Ne tehditleriniz, ne saldırılarınız bizi vazgeçirebilir. “Alışacaksınız! Buradayız, Biz Varız!” diyen LGBTİ’lerin yanındayız!

“Karanlık dünyanıza, baskılarınıza itaat eden bir toplum yaratmanıza izin vermeyeceğiz. Biz o karanlığı yıkacağız. Polis terörünün, gerici çetelerinizin gökkuşağının renklerini soldurmasına izin vermeyeceğiz. 26 Haziran LGBTİ Onur Yürüyüşünü’nü direnişle, dayanışmayla selamlıyoruz.”

ÖDP: Karanlığa teslim olmayacağız!

ÖDP Başkanlar Kurulu bir açıklama yayımlayarak tehdit edilen Onur Haftası’na dair, “Karanlığa Teslim Olmayacağız! Orada Olacağız!” dedi.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Kurulu ‘Müslüman Anadolu Gençliği’ tarafından hedef gösterilen Onur Haftası’na dair, “Meydanlar katliam ve ölüm diyen gericilere karşı renklerin olacak! Karanlığınıza teslim olmayacağız! Orada olacağız!” dedi.

Açıklamanın tam metni ise şu şekilde:

“Müslüman Anadolu Gençliği” isimli örgüt 20-26 Haziran arasında gerçekleştirilecek olan Onur Haftasına karşı linç ve nefret kampanyası başlattı, Onur Yürüyüşüne açıkça saldırı çağrısı yayınladı.

“Gericilerin motivasyonlarını Orlando’da katliam yapan IŞİD’den aldıkları ortada! IŞİD zihniyetlilere açık imza ile Onur Yürüyüşüne saldırı çağrısı yapma cüretini veren AKP karanlığıdır!

“AKP iktidarının yarattığı gerici iklimden beslenen bu zihniyet bugün sokaklarda katliam çağrısı yapma boyutuna ulaşmıştır!

“İstanbul Valiliği ve Emniyeti görevini yapmalı, yürüyüşün güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamalıdır. Açık linç çağrısı yapan gericiler hakkında soruşturma başlatılmalıdır!

“Karanlığı besleyen gerici iktidar ve önlem almayan emniyet yaşanacak en ufak olaydan sorumludur!

“Meydanlar katliam ve ölüm diyen gericilere karşı renklerin olacak!

“Karanlığınıza teslim olmayacağız! Orada olacağız!”

Komünist LGBT’ler: Stonewall’da yakılan ateş sönmeyecek!

Komünist Parti’ye (KP) bağlı Komünist LGBT’ler basın açıklamasıyla direniş çağrısı yaptı:

“ABD’nin Orlando kentinde yaşanan katliamın failini tanıyoruz. İşgal ettiği bölgelerde Alevileri katleden, kadınları esaret altına alan, eşcinselleri infaz eden, tarihi eserleri yağmayalan, petrol ticaretini ise asla elden bırakmayan IŞİD, katliamın bilinen failidir.

“Katliamın gizli faili ise IŞİD’i bölgesel planları için yaratan, silahlandıran, bir korku imgesi olarak insanlığı umutsuzluğa sürüklemek için kullanan emperyalizmdir. Avrupa’da ve ABD’de masum insanları hedef alan terör, emperyalistlerin bölgeye dönük planları göz önüne alınmadan anlaşılamaz. IŞİD Ortaçağ’dan çıkıp gelmemiş, Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek isteyen emperyalistlerin çıkarlarına hizmet eden bir suç şebekesi olarak tasarlanmıştır.

“Orlando’da eşcinsellerin gittiği bir mekânın hedef seçilmesi tesadüf değil. Sosyalizme karşı geliştirilen ‘yeşil kuşak’ projesi Ortadoğu’yu LGBT’ler için yaşanmaz bir hale getirirken, bu projenin ürünü olan cihatçı terör Batı’da yine eşcinselleri hedef almaktadır. Emperyalistlerin egemen olduğu bir dünyada hiç bir yer güvenli, hiç kimse güvende değildir.

“İnsanlık tarihi ise katliamlardan ibaret değil. Tarihteki ilk büyük eşcinsel direnişi olan Stonewall, bugün de ne yapılması gerektirdiğini göstermesi bakımından tarihsel değerini koruyor. Bu düzene başkaldırmadan, mücadele etmeden ve örgütlenmeden, yaşamak bile mümkün olmaktan çıkmış durumda.

“Katliam mı, direniş mi? İnsanlık tarihi bu tür sorulara verilen yanıtlarla dolu. Yanıtı bizler vereceğiz, gericiliğe ve onu insanlığın başına bela eden emperyalizme karşı yaşamın her alanında mücadele etmeye devam edeceğiz.

“İnsanlığın başı sağolsun.”

Kılıçdaroğlu: Terörü lanetlemeliyiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. ABD’nin Florida eyaletine bağlı Orlando şehrindeki saldırıyı kınayan Kılıçdaroğlu, “Teröre karşı hepimiz ortak söyleme içinde olmalıyız. Terör bir insanlık suçudur. Terörü lanetlemeliyiz. Bir IŞİD militanı gitti çok sayıda Amerikalıyı öldürdü. Elinde silah taradı. Bu tablo insanlığın kabul edilebileceği bir olay değil. Bütün ABD vatandaşlarına başsağlığı diliyorum. Dünya teröre karşı ortak net tavır içinde olmalı” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “Birkaç gün sonra gerçekleşecek olan LGBTİ bireylerinin Onur Yürüyüşü’ne karşı, bir mafya grubu çıkmış, bu yürüyüşe engel olacağını açıkça ifade ediyor. Buradan Türkiye’nin hukuk kurumlarına sesleniyor. Takipte olduğumuzu da buradan açıkça ifade ediyoruz. Aynı olmayacağız, farklı olacağız, farklılıklarımızla birlikte yaşayacağız. Tek bir yurttaşın bile farklılıklarından dolayı hakarete uğramasına, tehdit edilmesine asla seyirci kalmayacağız” diye konuştu.

KAYNAK: kaosgl 15.06.2016