Cemil İpekçi: Eşcinsel olduğuma şükrediyorum

Türkiye’nin fenomen Moda tasarımcılarından biri olan Cemil ipekçi, Posta’ya verdiği röportajda özel hayatına dair cesur açıklamalarda bulundu.

ALLAH BENİ KELEBEK OLARAK YOLLADI
Yıllar önce eşcinsel olduğunu ilan eden 68 yaşındaki İpekçi, ‘yeniden bir kadınla birlikte olabilirim. Allah beni bu dünyaya renk olsun diye kelebek olarak yolladı’ diyor.

“EŞCİNSEL OLDUĞUM İÇİN ŞÜKREDİYORUM”
Gençken genelev düşkünlüğü olduğunu söyleyen İpekçi, kadınlarla sohbet etmeyi sevdiğini ama onları tanıdıkça eşcinsel olduğu için şükrettiğini söylüyor!

SEKS HAYATINI ANLATTI
İlk cinsel ilişkisini 13 yaşında bir kadınla yaşadığını söyleyen İpekçi, erkekle ilk cinsel deneyiminin ise 19 yaşında olduğunu söylüyor; hem de en yakın arkadaşıyla!

Zeki Müren’in hayatında büyük bir yeri olduğunu söyleyen İpekçi, bir gün Müren’in kendisini ağladığı bir anda teselli ettiğini söylüyor.

Müren’in kendisine yönelttiği ‘İnsanlar hakikatleri senin yüzüne vurmadan sen çarp’ sözü hayat felsefesi olmuş. Bu yüzden de eşcinselliğini hiç saklamamış.

GENELEVE DÜŞKÜNLÜĞÜM VARDI
Gençken pavyon ve genelev düşkünlüğü olduğunu söyleyen İpekçi, ‘Bayılırım geneleve, kadınlarla birlikte olurdum, onlarla sohbet etmeyi de seviyordum. Kadınları tanıdıkça eşcinsel olduğuma şükrediyorum’ diyor.

Denizli`de olaylı gay partisi

Denizli Pamukkale İlçesi Mehmetçik Mahallesi’nde bir grup yabancı uyruklu şahısların verdiği ‘Gay Partisi’ olaylı bitti.

Olay Denizli’nin Pamukkale İlçesi Mehmetçik Mahallesi’nde yabancı uyruklu vatandaşların yaşadığı bir evde yaşandı. İddiaya göre bir evde başlayan Gay Partisi, ilerleyen saatlerde çırılçıplak bir kişinin ikinci kattan atılması ya da düşmesi ile ortaya çıktı. Olay polise intikal edince, seks partisi olduğu idda edildi. İranlı olduğu tahmin edilen kişinin partide çıkan kavga sonucu 2. Kattan atıldığı ya da düştüğü iddialar arasında. Olay yerine sağlık ekipleri ve polis geldi. Yaralı kişi ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılırken, partiye katılanlar gözaltına alınarak emniyete götürüldü.
Olayla ilgili soruşturma devam ederken, gözaltına alınan kişilerin de yabancı uyruklu erkekler olduğu iddia edildi.

KUZEY İRLANDA’DA EVLİLİK EŞİTLİĞİ İÇİN YÜRÜYÜŞ

Birleşik Krallık’ın tek eşcinsel evliliklere izin vermeyen ülkesi Kuzey İrlanda’da 1 Mayıs yürüyüşü eşcinsel evlilikler için bir umut oldu.

Bu yıl Parlamentoda oylanması beklenen evlilik eşitliği yasası öncesinde, Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’ta düzenlenen 01 Mayıs yürüyüşünde LGBTİ aktivistler evlilik eşitliği için yürüdü.

Geçtiğimiz hafta ülkede başlatılan ”Aşk Eşitliği” kampanyası kapsamında düzenlenen yürüyüş için LGBTİ bireyler ve yakınları sabah erken saatlerde 01 Mayıs kutlamalarının yapıldığı meydanda buluşup, sloganlarla yürüyüşe katıldı.

GÖKKUŞAĞI BAYRAĞI YAKMAKTAN HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

Omaha, Nebraska’daki bir adam, lezbiyen bir çiftin gökkuşağı bayrağını çalıp yaktığı için nefret suçuyla suçlandı.

PinkNews’un haberine göre, Cameron Mayfield, 2015 Mart ayında gerçekleşen garip bir olay yüzünden bu hafta mahkemeye çıktı. Mayfield, evli lezbiyen çift Ariann Anderson ve Jessica Meadows-Anderson’un evine izinsiz girip, evlerinde asılı olan bayrağı çalarak, garajında yakıp eve geri bırakması sonucunda tutuklanarak mahkemeye sevkedildi.

Mayfield, bu hafta ise çıktığı mahkemede ağır nefret suçu işlemekle hüküm giydi.

Omaha.com’a göre, Hakim Duane Dougherty Ağustos’a kadar hüküm giymesine karar verse de, Mayfield ağır suçundan dolayı 2 yıla kadar hapis yatmakla karşı karşıya gelebilecekken, Mayfield’ın avukatı James Martin Davis ise bayrak yakmayı bir “sarhoş muzipliği” olarak tanımladı ve Mayfield’ın kadınların lezbiyen olduğunu bilmediğini iddia etti.

Çift bunun cinsel yönelimlerini hedef alan bir hareket olduğunu iddia etse de, avukat niyetin gerçekten durumu çok değiştirdiğini ve kurbanların eşcinsel olmasının bunu bir nefret suçu yapmayacağını söyledi.

Lezbiyen kadın, kadınlar tuvaletine alınmadı!

Umumi alanlardaki tuvaletlerde kadın ve erkek tuvaletlerinde daha önce yanlış bölüme girenler olmuştur. Bu gibi durumlarda güvenlik görevlileri müdahale ederek kişileri doğru kabine yönlendirmeye çalışırlar. Ancak bu sefer durum biraz farklı, ABD’de bir kadının, kadınlar tuvaletine girmesi engellendi!

Yer ABD Houston. North Carolina’da yer alan umumi bir tuvaletin kadınlar bölümüne giren bir kişi yetkililerce engellendi. İşin ilginci engellenen kişi bir kadındı. Tamara McDaniel adında bir blog yazarı tarafından kaydedilen görüntülerde, söz konusu kadından kimliğini göstermesini isteyen yetkililer, genç kadının “Kimliğim üzerimde değil” demesi üzerine duruma müdahale ediyor. Üstündeki kıyafetler sebebiyle, yetkililerin erkek sandığı adı açıklanmayan kadın uzun süre onları ikna etmeye çalışırken görüntülendi. Kadınlar tuvaletindeki diğer kadınların da yetkililere tepki gösterdiği görülürken, söz konusu kadının lezbiyen olduğu ve bu sebeple erkeksi giyinmeyi sevdiği öğrenildi. Saç şekli ve sesiyle de yetkililere “inandırıcı gelmeyen” lezbiyen kadın, muhtemelen kadınlar tuvaletinden kovulan ilk kadın olarak dünya tarihine geçti…

ABD’de pek çok LGBT hakları savunucusu tarafından skandal olarark değerlendirilen olayın sonrasında henüz yetkililerden bir açıklama gelmezken, 19 Nisan’da kaydedilen görüntüleri 2 milyondan fazla kişi izledi!

Hipnozla Gelen Cinsel Terapi!

Travesti Hastalıkları Uzmanı ve Psikolog Dr. Cenk Kiper, psikolojik ve psikosomatik sorunların giderilmesinde, geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda tıbbi hipnozun güvenle uygulanabilen bir metot olarak kullanıldığını belirtiyor.

Düşünce, inanç ve değer sistemlerimiz duygularımızı, kişiliğimizi etkilediği gibi cinsel hayatımız için de belirleyici olabiliyor. Eğer bu inançlar olumlu ve pozitifse, mutlu ve doyumlu bir cinsel hayattan bahsedilebileceği gibi, olumsuz ve negatif düşüncelerin etkisi altındaki bir cinsel yaşam için ‘işlerin yolunda gittiği’ pek söylenemez, özellikle son 20-25 yılda hız kazanan tıbbi hipnoz çalışmaları, cinsel sorunlar alanında da kullanılmaya başlandı.

Cinsel problemlerde hipnozun kullanımı hakkında bilgiler veren Dr. Kiper, erken çocukluk döneminden başlayarak ailenin, bugüne dek gelen eğitim programının ve toplumsal, kültürel yapının kişinin cinsel yaşamına da yön veren inançlarını oluşturduğunun altını çiziyor. Eğer cinselliğin kötü, ayıp bir şey olduğuna dair bir inanç geliştirilmişse, kişinin cinsel hayatının da kötü gitmesinin sürpriz olmayacağını söylüyor ve ilave ediyor: “Cinsel problemler üç şekilde bulunabilinir: Bedensel, psikolojik, bedensel+psikolojik (bedensel problemlere eşlik eden veya onların yarattığı psikolojik problemler). Yaklaşımda ve tedavide en önemli adım, problemin bedensel mi psikolojik mi olduğunun kesin teşhisidir. Kesin teşhis yapıldıktan sonra hastaya tedavi için yaklaşılabilir. İlgili testlerle sorun fizyolojik çıkarsa (herhangi bir hastalık, ilaçlar, hormonlarla ilgili sorunlar, vs) bu rahatsızlık ilgili uzmanlarca tedavi edilir.

Cinsel problemler nasıl ortaya çıkıyor?
Cinsel problemler cinselliğin evrelerinin hepsinde veya bazı bölümlerinde yaşanabileceği gibi, ilişki sonrası kendini kötü, suçlu, pis hissetme gibi şekillerde de ortaya çıkabilir. Yetersizlik (penis boyu, erken boşalma, vücudunu beğenmeme), kötü hissetme gibi hisler de zaman içerisinde kişiyi cinsellikten soğutur ve uzaklaştırır.

Hipnozun yaygın kullanıldığı travesti cinsel problemleri

– İlk ilişki korkusu
– Cinsel isteksizlik
– Zevk alamama
– Orgazm olamama
– Cinsel ilişkiye girememe (vajinusmus)
– Ağrılı cinsel ilişki
– İlişki sonrası suçluluk hissi

Sorunun kaynağı bilinçaltı

Cinsel problemlerde hipnoz daha çok davranışsal öğrenmelerle ortaya çıkan yapıları düzeltmek için veya derin bir problem, bir belirti olarak ortaya çıkmışsa bu problemi baskılamak veya değiştirmeye çalışmak şeklinde uygulanıyor.

Bedensel nedene bağlı olmayan cinsel problemlerin tedavisinde hipnoz uygun yaklaşımlarla başarıyı artırıyor. Aslında cinsel problem terdeki sıkıntıların kaynağı, bilinçli düşünce değil bilinçaltındaki problemler olarak gösteriliyor. Bu nedenle hipnozla, bilinçaltına telkinler verilmesi yoluyla, bu gerçek dışı inanışlar ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.”

“Hipnoz bilimsel bir yöntemdir”

Hipnoz tıbbın her alanında tedavi, tedaviye destek, tedavi öncesi ve sonrasında hastanın hazırlanması ve tedavinin devamlılığının sağlanması aşamalarında bir yan etki olmaksızın kullanılan, bilimsel bir yöntemdir.

Hipnoz birçok alanda uygulanabilmesine ve faydalı olmasına rağmen, bazen tek başına kullanılması yeterli sonuç vermez. Bu durumlarda uygun tedavi yöntemleri ile eşleştirilerek kullanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; her zaman inandığımızı yaşarız ve hipnozda da başarı buna bağlıdır.Hipnoz hakkında merak ettiklerimiz!

Hipnoz, çevresel ve düşünsel uyaranlardan, bir süreliğine uzaklaşarak telkin alabilme düzeyi olarak tanımlanıyor. Hipnozun etki etme mekanizması ise basitçe; o kişinin etrafına bir fanus koyarak o an için çevre koşullarından (kapı zili, akşamki yemek, arkadaşına yardım sözü, ev arama problemi gibi) etkilenmemesi sağlanarak, çözümlenmesi gereken konuya odaklanması, kendisine aydınlatıcı ve yol gösterici telkinler verilmesi olarak tarif ediliyor.

Hipnozun dereceleri

Hafif trans: Hipnozun başlangıcında görülür. Hafif bir gevşeme halidir. Deneğin gözleri kapandığında göz kapaklarında titremeler olur. Deneğin zihinsel faaliyetlerinde zayıflama, kol ve bacaklarda ağırlaşma, fizyolojik faaliyetlerde yavaşlama görülür. Bütün bunlara rağmen deneğin bilinci yerindedir. Orta trans: Denek, hipnotizörün sesine tam olarak şartlanır. Duygular hipnozun bu safhasında kesinlik kazanır.
Tam ve derin trans: Trans hali bozulmaksızın deneğin gözleri açtırılabilir. Deneğin gözleri açık olmasına rağmen, donuktur. Çevresindeki gürültülerin hiçbirini duymaz. Kendisine hipnotizörün verdiği şekli bozmadan korur. Gözlerin bakışı sabittir. Tam uyuşukluk hali tüm vücuda yayılmıştır.Kimler hipnotize olabilir?

Hipnoz olmak isteyenlerin yüzde 80’i belirli ölçüde hipnotize edilebilir. Bu, bireyin telkin alma derecesine bağlıdır. İnsanların yaklaşık yüzde 25’i derin hipnoza girebilir. Zeki ve hayalgücü zengin olanlar çok iyi hipnotize olurlar.

Kimlere uygulanamaz?

5 yaşından küçük çocuklarla, 70 yaşın üzerindeki kişilerin hipnoz olması zordur. Zihinsel rahatsızlığı olan kişiler, konsantrasyon zorluğu yaşayanlar, hipnoz olmak istemeyen, korkan, oto kontrolü elden bırakmak istemeyen kişiler de hipnoz olamazlar.

İsrail’de Trans Vicdanî Retçiye Hapis

İsrail’de 19 yaşındaki Aiden Katri, askere gitmeyi reddettiği için çoklu hapis cezasıyla karşı karşıya. Katri, bir haftalık ilk hapis cezasında trans kadın olmasına rağmen erkek koğuşunda tutuluyor.

19 yaşındaki Aiden Katri, ülkesindeki “korku atmosferi”ne ve İşgal Altındaki Filistin Topraklarında uygulanan “baskı”ya karşı vicdanî reddi savunduğunu duyurdu:

“Kendi hayatımdaki baskılara, bir trans kadın olarak cinsiyet baskısına, Mizrahi Yahudisi olarak da etnik baskıya karşı mücadele ederken başka insanların uğradığı baskıları görmezden gelirsem ikiyüzlülük yapmış olurum.”

Cezanın sonunda Katri, İsrail Savunma Kuvvetleri tarafından yeniden göreve çağrılacak ve askere gitmeyi reddetmesi halinde yeniden hapis cezası alacak. Ülkedeki diğer vicdanî retçiler arasında 10 kez cezalandırılıp yaklaşık 180 gün hapiste kalanlar var.

“İsrailli gençler için karşı bir model”

Tair Kaminer adlı 19 yaşındaki bir diğer kadın vicdanî retçi, 75 günlük hapis cezasının ardından 20 günlük yeni cezası için yeniden hapiste. Filistin Topraklarının işgalini ve İsrail yerleşim birimlerini protesto etmeyi sürdüreceğini söyleyen Kaminer ve Katri için Tel Aviv’de bir destek eylemi düzenlendi.

Yahudilerin kostümler giyerek kutladıkları Purim bayramına denk gelen eylemdeki göstericiler, Kaminer ve Katri’nin İsrailli gençler için karşı bir model oluşturduklarını ve barış çağrısını güçlendirdiklerini belirttiler.

Askerliği reddetme gerekçeniz?

İsrail’de Araplar, Ortodoks kadınlar ve tıbbî nedenlerden ötürü askerlik yapmaya elverişli olmayanlar dışında 18 yaşındaki tüm İsrail vatandaşları için askerlik hizmeti zorunlu.

Pasifistler, İsrail Yüksek Adalet Mahkemesinin 2002 yılındaki kararına göre askere gitmeyi reddedebilse de gerekçelendirmelerinin İsrail ve Filistin üzerinden olmaması gerekiyor.

Dünya Psikiyatri Birliği`nden LGBT hakları bildirgesi

Dünya Psikiyatri Birliği, LGBT’lere yönelik ayrımcılığa karşı herkesin eşit haklara sahip olduğunu vurgulayan bir bildirge yayınladı.

118 ülkeden 200 binden fazla psikiyatristi temsil eden Dünya Psikiyatri Birliği (WPA) yayınladığı bildirge ile LGBT’lerin sahip olmaları gereken hakları sıraladı. Bildirgede LGBT’lere yönelik önyargıların bilimsel bir temel sahip olmadığının altı çizildi.

Kaos GL’nin haberine göre bildirgede, “Birliğimiz cinsel yönelimi kişinin tabiatından gelen ve biyolojik, psikolojik, gelişimsel ve toplumsal temelleri olan bir gerçeklik olarak tanımlamaktadır” denildi.

Cinsel çeşitliliğin son 50 yılda kapsamlı bir şekilde incelendiğini vurgulayan WPA, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini psikiyatrik bir sorun olarak görmenin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Bildirgede LGBT’lerin sorunlarına çözüm sağlanması için atılması gereken adımlar şöyle sıralandı:

Lezbiyen, gey, biseksüel ve transların toplumun değerli bireyleri olduğu gerçeğini kabul etmek ve bütün yurttaşların sahip olduğu haklara sahip olmalarını sağlamak gerekiyor. Sağlık hizmetine eşit ulaşım da bu haklardan biri.

Hemcinsine ilgi evrensel bir gerçektir ve her kültürde görülür. Bu durum psikolojik bir bozukluk değildir. Muhakeme kabiliyetinde, kişinin güvenirliğinde ve mesleki yeteneklerinde bir noksanlığa yol açmaz.

Hemcinsine ilgiyi insan cinselliğinin doğal bir parçası olarak görüyoruz. ‘Onarım terapisi’ gibi cinsel yönelimi değiştirmeyi hedefleyen bilim ve etik dışı uygulamaları kabul etmiyoruz.

Hemcinsler arası cinsel ilişki ve davranışın, trans cinsiyet kimliklerinin yasadışı olarak görülmekten vazgeçilmesini destekliyoruz. LGBT’lerin genel insan haklarının ve medeni hakların tanınması gerektiğini savunuyoruz. Zorbalık karşıtı yasaları; istihdam, eğitim ve barınma alanındaki ayrımcılık yasaklarını; iltica hakkını ve nefret suçları yasalarını destekliyoruz.

Antarktika Dünyanın İlk LGBT Dostu Kıtası İlan Edildi

Penguenler bu haberi kutlamak için LGBT olarak açıldılar.

Antarktika’nın penguenler, foklar ve birkaç bilim insanı ile araştırmacı dışında pek bir ahalisi yok. Ancak bu, açıklamanın oldukça ses getirmesine engel değil.
Güney Okyanusu tarafından çevrelenen kıta Okyanusya kıtasının yaklaşık iki katı büyüklükte olmasına rağmen yerli nüfusu bulunmuyor. Bu uçsuz bucaksız kıta dünyanın ilk LGBT dostu kıtası ilan edilerek gündemde yer kazanmayı başardı.

Kansas’taki Westboro Baptist Kilisesi’ne karşı kurulan Equality House grubunun kurucusu Planting Place adlı kar amacı gütmeyen aktivist oluşum açıklamayı yakın zamandaki Antarktika seyahatlerinden sonra yaptı.

Grup kıtada gökkuşağı bayrağı ile dolaşıp bayrağı buzların ve kayaların üzerine dikti ve bunu kıtada yaşayan ve kıtaya turist olarak gelen LGBT’lerin insan haklarını için sembolik bir girişim olarak değerlendirdi.

Planting Peace’in başkanı Aaron Jackson Huffington Post’a yaptığı açıklamada şunları belirtti:

“Antarktika’ya LGBT topluluğunun temek insan hakları için görünürlüğe olan gereksinim üzerine bunda bir parça da olsa katkım olması için gittim.”

“Antarktika boyunca gökkuşağı bayrağını taşımak bir onurdu. Planting Peace tüm cinsel azınlıklar ve cinsiyetlerin hakları dünyanın her köşesinde tanınana kadar LGBT hakları için savaşmayı bırakmayacak.”

Bu olay kuir milliyetçiliğini gösteren yaşanmış ilk örnek değil. Antarktika’dan birkaç bin kilometre uzaklıkta, Avustralya kıyılarında “Mercan Adaları Gay ve Lezbiyen Krallığı” adlı mikrodevlet 2004’ten beri varlığını sürdürüyor. Başkenti Heaven olan devletin para birimi Euro ve milli marşı La Cage Aux Folles’tan I Am What I Am.

Acemi Askerlere Birbirlerine Tecavüz Etmeleri İçin Baskı Yapıldı

Birleşik Krallık’ta, iki acemi askere birbirlerine tecavüz etmeleri için kıdemli askerler tarafından baskı yapıldı.

Galler muhafızlarına ait Household alayındaki askerler, iki arkadaşa gözlerinin önünde cinsel ilişkiye girmeleri için baskı yaptı. Zorlamalara dayanamayan askerler cinsel ilişkiye girdikleri sırada diğer erler tarafından kameraya alındı.

”OLAY KONTROLÜMÜZ DIŞINDA GELİŞTİ”

Askerler yedi aylık acemi eğitimlerini bitirdikten sonra Londra Kulesi’nde düzenlenen tören için Pirbright kışlasına dönmüşlerdi. İki askere ait cinsel içerikli görüntüler sosyal medya aracılığı ile tüm kışlaya yayıldı.

Olay ile ilgili The Sun gazetesine konuşan bir yetkili şunları söyledi:

”Bu iğrenç olay kontrolümüz dışında gerçekleşti. Kıdemli askerlerin aralarına yeni katılan ve acemi eğitimlerini bitiren diğer erlere cinsel ilişkiye girmeleri için baskı yaptı. Zorlamalardan korkan iki askerin bu yüzden cinsel ilişkiye girmeyi kabul ettiklerini düşünüyoruz. Acemilere cinsel ilişkiye girmeleri için baskı yapan kıdemli askerler cezalandırılmalılar.”

”BAKANLIK OLAYI DOĞRULADI”

Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, yaşanan olayı doğruladı ve olay ile ilgili detayların soruşturma için Kraliyet Ordusu Askeri İnzibat’ına yollandığını söyledi. Bakanlık, yaşananların kabul edilemez olduğunu, olay anına tanık edenlere idari işlemler uygulanacağını ve disiplin önlemlerinin alınacağını söyledi.